gece

By  |  1 Comment

Geceler beyaz çarşaflara sarındığında,
masum gibi gözükürler
ay ışıgı penceresinden sızan saçlarına defalarca kıymış uzun saçlı kadın
bir nefes daha çeker sigarasından.
Bilemezsin dimi. 
her izmarit bir kelimedir,
boynunu kırarak susturulur.
denizler dalgalarını kıyıya vururken yüzünü düşler kadın. 
bedenini silip soyunmak ister.
keşkelerden yollar yapıpta yıkan her insana küfürler savurur.
Kağıdım ve kalemim yok diye, 
oturup geceye küstüm. 
dondurmam yere düştü hayata küstüm.
dikenlerimi dökemedim diye güllere küstüm.
Sayfaları unuttugum icin küçük prense küstüm.
yıldızları izlemediğimden, 
içim söndü.
ruhumun küllerini serpemedim diye denize, 
elimi tutmadı diye dosta küstüm.
bir parça güneşin yok diye yağmura alıstırdım göz kapaklarımı.
Gögsümde bir gece birikmişti, 
gündüzden kaçtım.
cümleler kuramadım. 
Agladim. Yine bilemedin.
Nesterlerin izini ezberledim, 
ayakucumdan bileklerime sızan dünü sevdim. 
Nerdesin be ? 
saclarıma tekrar kıyacağımı bilmeden, 
bu satirlari okumadan, 
sıradaki izmarite adını bırakmadan, 
öpüşünden 
susuşundan
kavgalarından 
kaç yaşında olduğumu unutuşumdan
ellerimin dudaklarına deģmeyisine kadar nerdesin.
Ah benim gece sesli huzurum neredesin ? 

1 Comment

  1. ahmet habil

    11/04/2017 at 2:38 PM

    ne kadar güzel, içli bir şiir…

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir